Değerli Sınıf Arkadaşım E.Vali Em.Gn.Müdürü Müteveffa Ünal Erkan’a Dair
Gerek Emniyet teşkilatında ve gerekse Vali olarak görev yaptığı İllerde vatandaşların gönüllerinde taht kurmuş bir üst bürokrat olarak yurdumuzun yönetim şekli olan Cumhuriyetin ilan tarihi olan 29 Ekim 2026 günü her fani insan gibi aramızdan ayrılışının günü olarak hafızalarda kalacaktır.
İnsanın yaşam tarzı ve süresini bakın Ulu Ozan Yunus Emre nasıl tarif ediyor.
“Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip, geçmiş gibi,
Hele bana şöyle gelir, bir göz açıp, yummuş gibi.”
Gördüğünüz gibi, 84 yıllık bir ömür rüzgâr gibi gelip geçti.
Sizleri 1958 yılına götürmek istiyorum. Polis Koleji birinci sınıfındayız. Dersimiz Edebiyat. Hocamız milli şairimiz Arif Nihat Asya. Yunus Emre’nin şiirini okuyoruz. Arkasından şairin kast ettiği mecazi anlamının açıklamasını yapıyoruz. Sıra aşağıdaki kıtaya geldi.
“Salınır Tuba dalları, Kuran okur hem dilleri,
Cennet bağının gülleri, Kokar Allah deyu-deyu”
Hoca, okuyan arkadaşımıza mecazi anlamını sordu. Bilemeyince, “Var mı? bilen” diye hepimize soruyu yöneltti. Kimseden ses çıkmadı. Az sonra arkalardan bir parmak kalktı. Kalkan bu parmak 475 numaralı Ünal Erkan’a ait idi.
“Hocam...! Nasıl ki Kur’an okuyan kişi sallanıyor ise, Tuba dallarının sallanışını da Kur’an okuyan kişiye benzetmek istemiştir. Şair”. Diye cevap verdi.
Böylece; arkadaşımızın isabetli yorumu ile doğru cevap vermiş olması, Hocamızın takdirini, daha yeni bir araya gelmiş olan bizlerin de gıpta ile bakışlarını üzerine çekmiş oldu.
Kendisine verilen görevleri üstün ve pratik zekâsını kullanarak başarı ile yerine getirip, üstlerinin takdirlerini toplamıştır. O kadar çok takdire layık meziyet ve özellikleri vardır ki, burada saymaya vakit yetmez. Görev aşkı uğruna O’nun için uyku nafile geçen zamanlardan sayılırdı. Şayet bedeni iradesine eşlik edebilmiş olsa idi, 24 saat görevinin başında olmak isterdi.
Klasik deyişle; “Gözü saatte, aklı maaşta” zihniyeti ile hiç bir zaman hareket etmemiştir.
Kendisine verilen görevleri canı pahasına ve mesai sınırı gözetmeden gece gündüz mücadele ederek devletin gücünü her türlü gayri meşru hareketlere karşı egemen kılmıştır.
Gerektiğinde ölümü bile göze alarak her kanunsuz hareketin üzerine kararlılıkla gitmesini bilmiştir. Şairin aşağıdaki dizelerini benimseyip;
“Sarıyorsa ne gam, dert beni yumak gibi,
Ben ölümden korkmam, ölüm uyumak gibi.”
Deyip, ölüme meydan okuyarak bu dünyada yarım kalan uykusunu tamamlamak üzere ebedi aleme göç etmiş oldu. Kabrin nur, mekanın cennet ola.... Aziz arkadaşım.
Halit KARABULUT E.Emniyet Müdürü